![]() "DUA Ve/VeYa HAYAL DEFTERİ.." Aile ve AhirzamanGeride bıraktığımız yirminci yüzyılın kolay kolay unutulmayacak yönlerinden birisi de, aileyi ve ailedeki mutlulu-hedef almış olan ifsat komitelerinin çalışmalarıdır. Bu komiteler sinema ve televizyon filmleri, dizi filmler, müzik, tiyatro-,moda, radyo programları, gazeteler ve dergiler, kısaca göze, kulaÄŸa, akla, kalbe hitap eden basın ve yayın organları-Insaniyeti ve aileyi "öldürücü" birer silah olarak kullanmışlardır. gençleri yoldan çıkarmak, gençlik hevesatıyla sefahete sevk etmek, evlilik müessesesini ortadan kaldırmak için çalışan ifsat komiteleri, müstehcenliÄŸi, iffetsizliÄŸi, nikâhsız beraberligi, aile fertleri arasında bağımsızlığı ve sevgisizliÄŸi, baÅŸta ana ve baba olmak üzere aile büyüklerine hürmetsizliÄŸi ve itaatsizligi alabildiÄŸine teÅŸvik etmiÅŸlerdir. Aile saadetini bütünüyle ortadan kaldırmaya ve aile müessesesini yok etmeye yönelik yıkıcı faaliyetlerin neticesinde ortaya dehÅŸet, verici bir tablo çıkmıştır. Müslüman cemiyetlerde "mutluluk, arslanın aÄŸzında" kabul edilir olmuÅŸtur. Aile, insanın, hususan Müslümanım bir sığınağı, bir nevi cenneti ve küçük bir dünyasıdır. Åžu dünya misafirhanesinde insanın teneffüs ettiÄŸi, huzur bulduÄŸu, mutluluk depoladığı bir sığınak olan ailenin insan hayatındaki yeri, tıpkı hava, su, güneÅŸ gibidir; yani nasıl insan havasız, susuz, güneÅŸsiz yaÅŸayamazsa, ailesiz de yaÅŸayamaz. YaÅŸasa bile ömür boyu "mutsuzluÄŸun pençesinde" kıvrana kıvrana yaÅŸar. İnsanı gözüyle, kulağıyla, eliyle, ayağıyla, yüzüyle, bütün azaları, hasseleri ve latifeleriyle "en güzel surette" yaratmış olan Rabbimiz, bu dünyada "güzel bir hayat" geçirmesi için de bütün kaideleri tesbit etmiÅŸ, kanunları koymuÅŸ, saadet yollarını göstermiÅŸtir. "İnsan" bir tek kelimedir; ama içerisinde erkek ve hanım olmak üzere iki farklı cinsi saklamaktadır. Kâinat aÄŸacının en mükemmel meyvesi olan insan, iki yarım elmanın bir tam elma etmesi gibi. kadın ve erkeÄŸin nikâh bağı ile aile çatısı altında bir araya gelmesiyle "kâmil" ve "fıtrata uygun" mânâsına kavuÅŸmaktadır. Cenab-ı Hak, erkeÄŸi ve kadını ayrı ayrı fıtratlarda yaratmış, mutlu bir yuva kurup, mes'ud bir hayat yaÅŸamaları için her ikisine farklı istidatlar bahsetmiÅŸtir. İşte evlilikte mutluluÄŸu yakalamanın ilk ÅŸartı, fıtratı tanımak ve ona uygun davranmaktır. Maddî refahı yakalamış Avrupa ülkeleri baÅŸta olmak üzere, bugün dünyada insanlık, mutluluÄŸu, hususan ailede mutluluÄŸu aramaktadır. İnsanlık "mutluluÄŸa aç" hale gelmiÅŸtir. Bugün yüz milyonlarca insanın hasretini çektiÄŸi ve durmaksızın aradığı mutluluÄŸu, insanlığın baÅŸlangıcından itibaren Allah'ın emirlerine itaat eden mü'minler yakalamışlardır. BaÅŸta Hz. Adem aleyhisselam ile 11. Havva validemiz, sonra, onlarin mutluluÄŸunu kendilerine örnek alan bütün ehl-i tevhid,mutlu bir aile atmosferinde, ÅŸu gelip geçici dünya hayatında Cennet'in küçücük bir numunesini yaÅŸamışlardır. MutluluÄŸu yakalamanın bir baÅŸka ÅŸartı da, kim olduÄŸunu,nereden gelip nereye gittiÄŸini bilmek, kısaca yaratılış gayesini iyi öÄŸrenmek ve Allahu Teâlâ'nın emirlerine mutî olmaktır. islâmiyet, eÅŸ seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlardan "söz kesme"ye, niÅŸan ve nikâh âdabından evlilik sonrası hayata, çocukların yetiÅŸtirilmesinden sosyal çevre ile münasebetlere varıncaya kadar aile hayatının her safhasıyla ilgili temel kuralları belirtmiÅŸtir. Bu kurallar aynı zamanda "mutluluk reçetesidir. îÅŸte mutlu aile, bu temel kuralları bilen ve ona göre hareket eden fertlerden meydana gelir. Bu mükellefiyetleri bilmek beraberinde mutluluÄŸu, maddî ve manevî refahı huzuru, sevgiyi getirir. Sevgili Peygamberimiz (a.s.m.) bir hadis-i ÅŸeriflerinde ÅŸöyle buyurmaktadır: "Allahu Teâlâ hir ev halkına hayır muraâ ettiÄŸinde, onları dinde fakih kılar. Küçükleri, büyüklerine hürmet eder. Onlara rızıkları hususunda kolaylık verir ve nafakalarında iktisatlı kılar. Kendilerine ayıplarını gösterir ve onlar da hemen tövbe ederler. Allahu Teâlâ hir ev halkına da hayırdan baÅŸkasını murad ederse, onları kendi hallerine bırakır." (Râmuz-el Ehadıs, c.l, s.27, hadis no, 10) Hadiste belirtildiÄŸi üzere Allah'ın hayır murad ettiÄŸi aile, dinini bilir ve küçük, büyüÄŸüne hürmet eder. Böyle olursa ne olur? Cevabı yine hadiste var: Rızık bollaşır. İktisat olur. Aile fertleri günahlarına tevbe ederler. İslâm âlimleri, âyet-i kerimelere ve hadis-i ÅŸeriflere dayanarak rızkın yüzde doksan dokuzunun ana ve babaya hürmette; kadının, kocasına hürmetinde ve erkeÄŸin, aile efradına ÅŸefkatinde olduÄŸunu belirtmiÅŸlerdir. Bu dünya, lütuf ile kahrın mezc olduÄŸu bir mekandır, imtihan gereÄŸi insan hayatta her ÅŸeyle karşılaşır. Maddî sıkıntı, hastalık, çocukların meÅŸgaleleri, "çaÄŸdaÅŸ hayat"m getirdiÄŸi stres, türlü problemler. Bütün bunlar ailede mutluluÄŸu zedeleyici unsurlardır. İslâmiyet, bu hastalıklar, sıkıntılar ve ailede mutluluÄŸu sarsabilecek "virüs"ler karşısında "koruyucu" ve "sıkıntıyı giderici" esasları da belirtmiÅŸtir. Kısaca ailede mutluluk, İslâmiyeti bilmek ve yaÅŸamakla paralel gitmektedir. MutluluÄŸu yakalamanın yolu, İslâmiyeti ve Allah'ın seçtiÄŸi ve beÄŸendiÄŸi İslâm dininin "mutlu aile" için koyduÄŸu kuralları bilmekten geçmektedir. Bir binanın temeli saÄŸlam olmazsa, isterse duvarları altınla kaplansın ne fayda. İşte onun için biz, mevzuu temelinden ele aldık. Yani eÅŸ seçiminden, eÅŸlerde aranılacak vasıflardan yola çıktık. Daha sonra temel üzerine "mutlu aile binası"nı inÅŸa etmeye çalıştık. Kız isteme, niÅŸan, nikâh, düÄŸün, ilk ge-l e, eÅŸlerin hakları ve vazifeleri, çocukların terbiyesi, akraba-larla münasebetler, sosyal münasebetler, ev idaresi, evlilik ha-v.uıııda karşılaşılan problemler ve çözüm yolları diye. islâmiyette "mutlu aile" denince, "mutluluk" kavramının ebediyete kadar uzandığını unutmamak lazımdır; yani mutluluk mezara kadar deÄŸildir, ebediyete kadardır. Ölüm sonrası hayatta da Allah'ın lütfuyla devam edecek bir mutluluk. Bu mutluluÄŸun lezzetini, derecesini ve büyüklüÄŸünü mü'min olmayanların bilmesi ve hissetmesi bir yana, hayal etmeleri bile mümkün deÄŸildir. Yuvalarımızın, Hz. Âdem (aleyhisselam) ile Havva validemizin, Peygamber Efendimizle (aleyhisselatü vesselam) Hz. Hatice (radıyallahü anha), Hz. AiÅŸe (radıyallahü anha) validelerimizin, Hz. Ali (radiyallahü anh) ile Hz. Fatıma (radiyalla-hü anha) validemizin ve daha milyonlarca örnek büyüklerin tattığı ve onları örnek alan ailelerin yaÅŸadığı mutlulukla, güzellikle, sevinçle dolu olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ederek, takdim ediyorum. Kaynak: Evlilik Nasıl Olmalı- Burhan BOZGEYİK 12:22 - 15.11.2008 - sen de bir iz bırak.)
|
"Döküver içini bu yerlerin Rabbine.. Döküver ki hep üzerine rahmetler ine, Rahmete dönüşür,Ona ulaşan ah-u vah!" ******************** Az ye,az uyu,az iç, Ten mezbelesinden geç, Dil gülşenine gel göç, Mevla görelim neyler, Neylerse güzel eyler.! Arif onu seyreyler. ******************** KURAN KERİM-Abu Bakr Al-Shatery *ANANE SAYFA
http://www.tahsiye.com
![]()
- İKİNCİ MEYVE - Saltanat Allah'a şahit, göklerin ve yerin orduları Allah' - Müstehap Dualar - İttihad-ı İslam - Nikah ve Düğün - Aile ve Ahirzaman - EN GÜZEL İSTEME ŞEKLİ - ÖLÜMÜ ANMAK HAKKINDA HADİSLER - A'LA SURESİ 4. ve 5. AYET-İ KERİME'LERİN TEFSİRİ - HADİS-İ ŞERİFLERDEN SEÇMELER - BİDA'T HAKKINDA - Ana Baba Ve Eğitimcilerin Yapmaları Gereken Vazifelerle İlgili E - DÜNYADAN YÜZ ÇEVİRMEHAKKINDA HADİSLER - NEFSİN TERBİYESİ HAKKINDA HADİSLER - NEFSİN TERBİYESİ HAKKINDA HADİSLER-1 ![]() Arkaplanını Sen Belirle
| ||||||||||||||||

nErEyE GİDİYORSUNN:
peki kal sağlıcakla..
Allah'a emanet ol.
