"DUA Ve/VeYa HAYAL DEFTERİ.."

DÜNYADAN YÜZ ÇEVİRMEHAKKINDA HADİSLER


Ayetler


"îyi biliniz ki, dünya hayatı; oyun, eğlence, süslenme, birbirinize karşı övünme ve mal, çoluk çocuk çoğaltmak hususunda biririnizte yarışmadan ibarettir. Bütün bunlar yağmur gibidir. Bitirdiği ot kâfirlerin hoşuna gittikten sonra kurur da sen onu sararmış, daha sonra bir saman çöpüne dönüşmüş görürsün. (Dünyaya aldananlar için) ahirette şiddetli azab vardır. (Ahi-reti tercih edenler hakkında) Allah'ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı insanı oyalayan bir metâdan ibarettir". (Hadîd, 20)

"İnsanın gönlünü çeken kadınlar, oğullar biriktirilmiş attın ve gümüşler ve gösterişli atlar, büyük ve küçük baytiayvanlar İle ekinlerin sevgisi İnsanlara hoş gösterildi. İşte bunlar dünya hayatında istifade edilecek şeylerdir. Asıl yaşanacak yer Allah kalındadır". (Âl-İ İmran,14)


Hadisler

***460. Enes'den (ra) Rasûlullah'ın (s.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Ya Allah! Hayat ahiret hayatıdır". (Buhârî ve Müslim rivayet etmişlerdir)


461. Enes'den (r.a) Rasûlullah'ın {s.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Üç şey ölüyü takib eder: Ailesi, malı, ameli. İkisi geri döner, biri onunla kalır. Ailesi ve malı döner, yaptığı iyi ve kötü amelleri onunla kalır". (Buhârî ve Müslim rivayet etmişlerdir).

462-Enes'den (r.a) Rasülullah'ın (s.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Dünyada en rahat bir şekilde yaşayan cehennemliklerin biri kıyamet günü getirilir, Cehenneme bir kere sokulup çıkartılır ve "Ey Âdemoğlu! Hayatında hiçbir iyi gün geçirdin mi, rahat bir hayat yaşadın mı?" diye sorarlar. "Vallahi yaşamadım" diye cevap verir.
Dünya hayatında en fazla sıkıntı çeken bir cennetlik getirilir ve cennete bir sokulup çıkarıldıktan sonra "Ey Âdemoğlu! Sen dünya hayatında hiç sı-kmtıya uğradın mı, hiç ızdirap çektin mi?" diye sorariar. "Hayır, vallahi hiçbir sıkıntıya düşmedim, ızdırap çekmedim" der". (Müslim rivayet etmiştir).

463. Müstevrid b. Şeddad'dan (r.a) Rasûiullah'm (s.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Ahiret karşısında dünyanın değeri, ancak birinizin parmağını denize daldırıp çikardaklan sonra parmağında kalan su damlası gibidir. Denizden ne kadarını eliyle alabildi bir baksın!" (Müslim rivayet et-mistir).

464. Câbır'den (r,a) rivayet edilmiştir:
Rasûlullah yanındaki sahabüerle birlikte çarşıdan geçiyordu. Kısa kulaklı bir oğlak olusune rastladı, kulağından tutup kaldırarak "Hanginiz bunu bir dirheme alır!" dedi. Dediler ki "Daha az paraya da almayız, ne işimi-Ze yarar ki o". "Parasız verilse ister miydiniz?" diye sorunca ashab "Vallahi, ölü iken onu ne yapalım.'" dediler. Peygamberimiz de bunun üzerine "Vallahi, bu sizce nasıl kıymetsiz ise, dünya da Allah katında bu oğlak Ölüsünden daha değersizdir" buyurdular. (Müslim rivayet etmiştir).

 
467. Ebu Hüreyre'den (ra) Rasülullah'ın (s.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Dünyalık yönünden üstünümde bulunanlara değil, sizden daha aşağıda bulunan kimselere bakınız. Bu hareket, elinizdeki Allah'ın nimetini hor görmemeniz için en uygun yoldur".


471. Ibn Ömer (r.a) der ki: "Rasûtuilah om uzumdan tutarak bana "Ey Abdullah! Dünyada sanki bir garip veya bir yolcu gibi yaşa" dedi. tbn Ömer de şöyle tavsiye ediyordu: "Akşama eriştiğinde sabahı düşünme, sabaha çıktığında da akşamı düşünme. Sağlığın yerindeyken hastalığın, hayatta iken Ölümün için hazırlık yap'(Buhârı rivayet etmiştir).
 

Hadisimiz, dünyayı tamamen terketmemenin ve vatan da edinmemenin gereğine işaret etmektedir. Kişi dünyada uzun süre katacak gibi davranmamalı ve dünyevî lezzet ve şehvetlere önem vermemelidir. Kişiye dünyada iken, vatanından uzakta, bir sefer için ayrı beldede bulunup, döneceği günü bekleyen bir yolcunun hâli gibi olmak yaraşır. Görevini yapıp bir an önce dönüş hazırlıkları ile meşgul olması gerekir.
Tirmizî'nin rivayetinde "kendini kabir ehlinden say" ziyadesi vardır.
ibn Ömer'in (ra) tavsiyesinde de, uzun emelden uzaklaşıp ölüme hazırlıklı olmak anlaşılmaktadır. Sabah olunca akşamı beklemeden vakti en güzel şekilde değerlendirmeli, günahlara tevbe edilmeli ve Ölüme hazır vaziyette bulunulmalıdır.
Kimin emeli uzun olursa onun ameli kötü olur, kötü amellerden uzak duramaz. Emeli kısa olan zühd hayatı yaşar, emeli uzun olan İse dünyaya rağbet eder, taat ve ibadeti terkeder, tevbeden de tembellik eder. Ahirett unuttuğu ve ölümü hatırlamadığı ivin kalbini kasvet kaplar.
Mü'minİn sermayesi sıhhati ve hayatıdır. Ticaret zamanı ise yaşadığı günlerdir. Kârlı ticaret yapması mümkün olduğu zaman, tembellik ederek, ticaretinin duraklamasına sebep olması doğru değildir. Zira ahiretle  yarayacak azık dünya pazarında kazanılmaktadır. Mü'min sıhhat ve hayatını ganimet bilmeli, bunları ahirelte faydası olmayacak şeylere harcamaktan kaçınmalıdır.

472. Ebu'l-Abbas Sehl b. Sâd es-Sâidî (r.a) der ki: Adamın biri gelerek: Yâ Rasûlullah! İşlediğim zaman Allah'ın ve insanların beni seveceği bir amel söyle" dedi. Rasûlullah da şöyle buyurdu: "Dünyadan yüz çevir ki, Allah seni sevsin, insanların elindekilere göz dikme ki, onlar sem sevsin". (İbn Mâce rivayet etmiştir. Hadis hasen seoedle rivayet edilmişir).
 
Dünyadan yüz çevirmek (zühd), kendisi için zarûreten muhtaç olmadığı
Şeyleri terkedip, biriktirilmesi mubah olan şeylere dahi insanın meyletmeme-sidir. Dünya sevgisi her hatanın baş sebebidir. Gerçek zühd; dünyalık biriktirmeye kudreti bulunduğu halde yalnız cehennem korkusu ve cennet ümidi ile ya da Allah'ın dışında olan bir şeyle meşgul olma korkusu ile dünyadan yüz çevirmektir.
Hadiste zühdün faziletine işaret edilerek hayır yollarında sarfedilmeyen mal-mülk zemmedilmiş t ir.
"Kanaa't" gayret ve çalışmanın sonunda Allah'ın verdiği rızka razı olmaktır. Zühd fakirlik, zİHet ve tembellik değildir. Zühd, nefsin kendisine verilene razı gelmesi, onları ahiret için yatırım yapması ve haram korkusu ile şüphelileri dahi terkederek ihtiyatlı davranmasıdır. Dünya sevgisi, nefsin isteklerini yerine getirmede kullanılıp gayr-i meşru şeylere âlet edildiğinde ye-rilmiştir. Hayır işlemek ve mahlûka yardım etmek için dünyalık elde etme arzusu kötülenmemiş, aksine bir ibadet ve Allah'a taat kabul edilmiştir.

 
473. Nu'man b. Beşir'den (r.a) rivayet edilmiştir: Ömer b. Hattab insanların sahip oldukları dünyalıkları zikrederek şöyle dedi; "Ben Rasûfullah'm karnını doyuracak çürük bir hurma bulamadığından, açlıktan iki büklüm kıvrandığım görmüştüm". (Müslim rivayet etmiştir).

 Hadîsimiz Rasûlullah'ın zühdüne işaret etmektedir. Rasûlulİah'ın bu hayatı fakirlikten, hiçbir şeye sahip olmamasından kaynaklanmıyordu. Çünkü Efendimiz ahireti tercih ettiğinden eline geçeni ahiret yollarına infak ediyor ve gözünü gönlünü dünyalık şeyler meşgul etmiyordu. Diğer taraftan bu zühd hayatı ümmeti için örnektir. Dünyanın şehvetlerine ve lezzetlerine dalmamalarını kendi yaşantısıyla da tavsiye etmiştir

475. Peygamberimizin hanımı Cüveyriye'nin kardeşi Amr b. Haris (na) der ki: Rasûîullah vefat ederken ne altın, ne gümüş.ne köle veya cariye,ne de başka birşey bıraktı. Onun geride bıraktığı (mirası) şunlardır:"Bindiği beyaz katır, silahı ve yolcular için vakfettiği bir arazi". (Buhârî rivsyet etmisîir

478. Ebu Hüreyre'nin (ra) Rasûlullah'ı (s.a) şöyle buyururken İşittiği rivayet edilmektedir: "Dikkat edin, dünya ve içindeki şeyler mel'undur. Allah'ı zikretmek ve ona vesile olan şeyler ile öğretici ve ögrenici olmak müstesnadır", (Tirmizî rivayet eîmiş, hadis hasen demîştir).
 
481. Ka'b b. İyaz'ın (na) Rasûtullah'ı (s.a) şöyle buyururken işittiği rivayet edilmektedir: "Her ümmet için bir fitne vardır, ümmetim için de fitne maldır". (Tirmizî rivayet etmiş, hadis, hasen-sahih demiştir).
 

Hadiste geçen "fitne" kelimesi hayır ve şer için kullanılan bir terimdir ve imtihan manasmdacflr. Allah Teâlâ malı dünyanın zînetlerinen kılmıştır. İnsan fıtratı da bu mala karşı meyilli yaratılmıştır. Rasûlullah bir hadisinde de "Mal tatlı, gönlü kendine çeken bir yeşilliktir. Allah size ondan verecek ve neler yapıyorsunuz diye bakacaktır" buyurmuştur.
Hadis, Ümmet-i Muhammed'in imtihanının mal ile olacağına delildir. Efendimiz, bunu hatırlatarak dünyaya karşı dikkatli olunup, cazibesine, lezzetlerine dalınmamasına istemiştir. Mü'min karşısına sunulan dünya ve ahiret lezzetlerinden, ebedî olanı, yani ahiret lezzetlerini tercih .etmelidir.

482. Ebu Amr bazılarına göre Ebu Abdullah veya Ebu Ya'lâ Osman b. Affan'dan (r.a) Rasülullah'ın (s.â) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Âdemoğlunun şunlar dışında dünyadan bir hakkı yoktur; Oturacağı ev, avret yerlerini örteceği elbise, yiyecek ve içeceklerini koyacağı kaplar'1. (Tirmizî rivayet etmiş, hadis sahıhlir demiştir)

483. Abdullah b. Şıhhîr'den (ra) rivayet edilmiştir: Rasûluliah'm yanma girmiştim. Tekâsür sûresini okuyordu. Şöyle buyurdu: "Ademoğlu malım, malım der. Ey Ademoğlu, yiyip tükettiğinden, giyip eskittiğinden ya da hayır yoluna harcayarak önden gönderdiğinden başka ne malın var ki?". (Müslim rivayet etmiştir).

484. Abdullah b. Muğaffe! (ra) der ki: Bir adam gelerek "Yâ Rasûlalllah!Vallahi seni çok seviyorum" dedi. Peygamberimiz: "Ne söylediğini iyi düşün" dedi. Adam da bu sözünü üç defa tekrar ederek sevgisini teyid etti.
Bunun üzerine Rasûlullah şöyle buyurdu: "Eğer bent seviyorsan, fakirliğe karşı zırh hazırla; çünkü fakirlik beni sevenlere ulaşmada, selin akışından daha çabuk yol alır". (Tirmizî rivayet etmiş ve hadîs hasendir demiştir)
 

Hadiste Rasûlullah'a gelen adamın Ebu Saîd el-Hudrî olduğu zannedilmektedir. Gelen sahabînin "Yâ Rasûlallah! Seni seviyorum" demesi gösteriş değil, bilakis sünnete uygun bir harekettir. Çünkü peygamerimtz "Kişisevdiği kardeşine sevgisini açıklasın" buyurmuştur.

Rasûlullah'ın "Ne söylediğini iyi düşün" demesi onun sevgisinden kuşkulandığından değildi. Aksine; Rasûlultah'ı sevmenin çeşitli zorluklara, meşakkatlere katlanmayı gerektireceğini bildirmek ve bu hususta hazır olup olmadığına dikkat çekmek içindir. Dolayısıyla Rasûlullah'a sevginin sadece dille değil, uğrunda her türlü fedakârlığa hazır bulunmayı gerektirdiğine de işaret edilmiştir. Gerçek sevgi ancak böylece anlaşılmış olur.
Hadisimiz Rasûluilah'ın insanların en zahidi olduğuna delildir. Dünya malına, mülküne hiç kıymet vermedi. Bİr hadiste şöyle anlatılmıştır; Rabbi ona "Mekke dağlarını dilersen allın yapayım da istediğin kadar harca " buyurmuştu da Rasûlullah, "Hayır ya Rabb! Bir gün aç,bir gün tok olayım. Açıklığımda Sunu acziyetimi bildirerek Seni zikredeyim, doyduğum zaman da Sana hamdederek şükredeyim" dileğinde bulunmuştu.
Bir kişiyi seven, sevdiğinin ahlâkı iie ahlâkîanmalıdır. Rasûlullah'ı seven de, hiç fakirlikten korkmama hasleti ve zühd hayatı sürme faziletinde Peygamberimize tâbi olmalıdır.
Hadisimiz ayrıca dünyada zühd hayatını tercih ederek lezzetlere dalmamanın, Rasûlullah'ı sevmenin gerçek bir delili olduğuna işaret vardır. Çünkü gerçekten seven, sevgilisinin huylarını huy edinendir.!

 
485. Ka'b b. Maiik'den (r.a) Rasûlullah'm (s.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Kişinin mal ve şöhret hırsının dinine verdiği zarar, iki aç kurtun sürüye vereceği zarardan daha büyüktür". (Tirmizi rivayet etmişiir ve hadis, hasen-sahihtir demiştir)   

486. Abdullah b. Mes'ud (r.a) der ki: Bir gün Rasûlullah (s.a) hasır üzerinde uyumuştu. Kalktığında yüzünde hasırın izi vardı. "Yâ Rasûlallah! Senin için bir yatak temin etsek (ne olur.')" dedik. Bize cevabı şu oldu: "Dünya ile benim işim ne! Dünyada ben, ağacın gölgesinde gölgelendikten sonra yoluna devam eden atlı gibiyim".{ rivayet etmiştir ve hadis hasen-sahihtir demiştir)

487. Ebu Hüreyrc'den (r.a) Rasülullah'ın (s.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Fakirler cennete zenginlerden beşyüz yıl önce gireceklerdir". (Tir-mizî rivayet etmiş ve hadis sahihtir demiştir).

 
Fakirlerin zenginlerden önce cennete girecekleri hakkında çeşitli hadisler mevcuttur. Burada fakirlerden maksad; amel-i salih işleyen, elinde olmadığı halde mal hırsıyla yanıp tutuşmayan, halinden memnun olan, İsyan etmeyen fakirdir. Zenginlerden maksad da, malımdaki, Allah'ın ve fakirlerin hakkını tam anlamıyla gözetmeyen zengin anlaşılmalıdır. îman nurundan yoksun fakir veya zengin hadisimizin konusu değildir. Zira onlar îmanları olmadığından cennetten ebediyyen mahrum kalırlar.
Zenginlerin daha geç olarak cennete girmeleri, hesap anında fazla meşgul olmaları dolayısıyladır. Çünkü, malım nereden kazandığından, kazanç yollarının meşru oiup-olmadığından, harcadığı yerlerin nereler olduğundan en ince teferruata kadar hesaba çekilecektir. Bu da hayli zaman alacakiır. Hesabın çok uzun sürüp, beşyüz yıl kadar gecikme olacağı İfade edilmektedir. Gönlünden zühd hayatını seven fakirler methedilirken, zenginler de hesap gününe hazır olmaya teşvik edilmektedir.


Kaynak:Riyazü's-Salihin

08:30 - 8.10.2008 - sen de bir iz bırak.)

Son Sayfa Sonraki Sayfa


..

"Döküver içini bu yerlerin Rabbine..

Döküver ki hep üzerine rahmetler ine,

Rahmete dönüşür,Ona ulaşan ah-u vah!"

********************

Az ye,az uyu,az iç,

Ten mezbelesinden geç,

Dil gülşenine gel göç,

Mevla görelim neyler,

Neylerse güzel eyler.!

Arif onu seyreyler.

********************


KURAN KERİM-Abu Bakr Al-Shatery




*ANANE SAYFA


*ÇOK KISA CV


*ZAMAN MAKİNASI(sadece geçmişe gider.. nam-ı diğer ARŞİV)

*Bağlantılar*

http://www.tahsiye.com


Muhammedilerin İlim Yurdu

Risale-i Nur Külliyatı Arama




*SON YAZILARRR*

- İKİNCİ MEYVE
- Saltanat Allah'a şahit, göklerin ve yerin orduları Allah'
- Müstehap Dualar
- İttihad-ı İslam
- Nikah ve Düğün
- Aile ve Ahirzaman
- EN GÜZEL İSTEME ŞEKLİ
- ÖLÜMÜ ANMAK HAKKINDA HADİSLER
- A'LA SURESİ 4. ve 5. AYET-İ KERİME'LERİN TEFSİRİ
- HADİS-İ ŞERİFLERDEN SEÇMELER
- BİDA'T HAKKINDA
- Ana Baba Ve Eğitimcilerin Yapmaları Gereken Vazifelerle İlgili E
- DÜNYADAN YÜZ ÇEVİRMEHAKKINDA HADİSLER
- NEFSİN TERBİYESİ HAKKINDA HADİSLER
- NEFSİN TERBİYESİ HAKKINDA HADİSLER-1

*******

Arkaplanını Sen Belirle

ZEMIN RENK
SON DAKİKA HABERLERİ

************************ **************************

****************************

BİR HADİS.)

****************************
***************************
Türkçe - ingilizce Sözlük
ç - ý - ð - ö - þ - ü
Kelime:
Türkçe'ye ingilizce'ye

nErEyE GİDİYORSUNN:

peki kal sağlıcakla..

Allah'a emanet ol.


Cursors